Makaleler - Ulusal Medyada Hemodiyaliz Merkezleri
Son aylarda görsel ve yazılı medyada dönem dönem Hemodiyaliz hastaları, merkezleri ve hekimleri hakkında sansasyonel haberler yapılmakta, bu haberler okuyucu kitlesini etkilemek için ekzajere edilerek verilmekte ve tüm camiaya mal edilmektedir.
En son bir diyaliz hastası ve bulunduğu bölgenin diyaliz hastaları derneği başkanının yaptığı açıklamalar ulusal basında yer aldı. Bu haber de bahsedilen olay veya olaylar doğru mu? Doğru ise ferdi bir olay mı? İddialarla ilgili belge var mı? Yetkili makamlara suç duyurusunda bulunuldu mu? Yetkili makamlara bilgi ve belgeler ulaştırıldığında soruşturma açılıp açılmadığı sonucu verilmeden sadece hasta beyanına göre gazetede yer almıştır.
Temiz toplum için tabi herkes aksaklıkları yetkili mercilere bildirmelidir. Basın da üzerine düşen görevi tarafsızca yaparak, haberi objektif olarak yayınlamalı, doğruluğunun ve sonucunun takipçisi olmalıdır. Olayın sunuş şekli, hastalara hizmet veren hekimlerin ve merkezlerin tümünü zan altında bırakmaktadır. Bu durum tarafımızca etik görülmemektedir.
Eğer bir merkez, hekim, hemşire, firma v.b usulsüzlük yapıyorsa gereği muhakkak yapılmalıdır. Ancak olayın olup olmadığı bile netleşmeden hem diyaliz merkezlerini hem hekimleri zan altında bırakmak, topluma yanlış lanse etmek; 52,000 diyaliz hastasına 2000 hekim ve 5000 hemşireyle haftanın 6 günü bayram, tatil, yaz, kış demeden yurdun her tarafında hizmet veren sektörün yıpranması ve demoralize olmasından başka bir işe yaramayacaktır.
Gelin ihmali olan varsa ortaya çıkaralım. Yetkili merciler gerekeni yapsın. Ama genellemeler yaparak bu büyük camiayı yıpratmayalım.
UNUTMALIM Kİ BU CAMİA BİZLERİN ANNESİNE, BABASINA, KARDEŞİNE, EŞİNE, ÇOCUĞUNA BİR NEFES DAHA FAZLA ALDIRMAK İÇİN ÇABALAMAKTADIR...
Dr. Ali ALTUNTAŞ
DİHED Yönetim Kurulu Üyesi

